Dudak Hileleri (Dudaklarım nasıl daha güzel gözükür)
Çoğu kadın bu soruya cevap arar. Genelde birçok kadın dolgun, mükemmel dudaklara sahip olmak ister. Ama genelde herkes istediği dudaklara sahip değildir. Keşke üstü biraz daha dolgun olsaydı, altı ve üstü biraz daha orantılı olsaydı, çok dar biraz daha geniş olsaydı… İstediğiniz tarzda dudaklara sahip değilseniz bu yazıyı okumanızda büyük fayda var çünkü istediğiniz tarzda dudaklara sahip olabilirsiniz tabi bir takım ufak hilelerle.
Eğer dudaklarınız geniş yani ağzınız büyükse ve olduğundan küçük göstermek istiyorsanız, dudak çevresini dudağın hemen içinden çizmeniz gerekiyor. Açık renkle çerceveyi çizip, içini de çerçeveden daha koyu renkte boyarsanız ağzınız olduğundan daha ufak gözükecektir.
Eğer dudaklarınız kalınsa ve dudaklarınızı daha estetik göstermek istiyorsanız, sert ve parlak renklerden kaçınmalısınız. Sert ve parlak renkler dudağınızı olduğundan daha kaba ve kötü gösterecektir. Dudağın içinden çizilen çerçeve ile dudağın hemen hemen aynı renkte olması gerekir.
Eğer dudaklarınız inceyse ve daha dolgun göstermek istiyorsanız, dudak çizgisini (çerçevesini) dıştan çekmelisiniz. Çerçeveyi iki yana kadar iyice uzatmalısınız. Ayrıca çerçeve dudaktan bir ton açık boyanması gerekir.
Eğer dudaklarınız düzgün değilse yani alt ve üst dudakların kalınlıkları birbirine uymuyorsa ve iki dudağı orantılı göstermek için, değişik iki ton kullanın. Kalın dudak için koyu, ince dudak için açık bir ruj sürmeniz, bu farkı gizler.
Eğer dudak uçlarınız aşağı doğru sarkıksa, dudak kalemiyle dudak şeklini çizin. Daha sonra bu şeklin dışında kalan bölümünü fondotenle kapatın. Böylece çizdiğiniz şeklin içi dudak gibi gözükecektir ve sarkıklık gizlenecektir.
Eğer alt dudağınız dışarıya doğru taşkınsa ve alt dudağınızı küçültmek istiyorsanız, alt dudağınızı ortadan başlayarak dudak çizgisinin biraz içinden dudakların birleştiği yere kadar boyayın. Üst dudağınızı normal boyayın. Normal boyanan üst dudak daha çekici halde olması ve yaptığımız küçük hilenin sayesinde dudağınız mükemmel gözükecektir.
Eğer üst dudağınız dışa doğru taşkınsa, üst dudağın ortasını (v şeklinin olduğu yer), dudak çizgisinin biraz içinden çizerek doğal kıvrım vererek boyayın. Alt dudağı ise biraz taşırarak boyarsanız bu problemin gizlendiğini görürsünüz.
Güzelliğin Düşmanı Özgürlük..
Ceketini sırtına giyip evden dışarıya çıktığında kendi kendine “dehşet verici an’ların bir zamanı yoktur”, dedi. “Tuğlaların eriyerek üzerime gelişini, kadınların ve çocukların o çığlıklarını da asla unutamayacağım. Küçüklüğümü ve acizliğimi unutamadığım gibi artık unutamayacağım bir de çaresizliğim var.
Bu güneşin doğacağı umutta olmasa herhalde büsbütün çıldırırım” diyordu. Sonrada “Allah’ım benim ruhum neden bu kadar acı verici ve ıstıraplı” diye sorular sormaya başladı. “bu kâbuslar bana şu alaca karanlığı bile sevdirir oldu. Bir puslu ışıkta olsa mutlaka olmalı! Yorgunluk ve bitkinlikle dahi uyumaktan korkar oldum. Bir insanın ruhu kısık ateş gibidir. Demek ki alevlenmesi ve coşması böyle oluyor” diye gördüğü kâbuslara bir anlam vermeye çalıştı.
Düşünerek geldiği kahvehaneye Selami amcası çoktan gelmiş, ocağı da yakmış sandalyeleri düzelmişti. Dışarıdaki çamları suluyordu. Şaşkınlığını gizleyemedi ve Hakan sordu:
—Amca ne zaman geldin? Niye bu işleri sen yaptın ki?
Selami Efendi de:
—Merak etme yeğenim işini elinden almam, diye güldü.
—İyide amca yaşın elliyi geçti diye öyle söyledim. Zaten senin yaşında biri gelip de daha çok çalışmakla işimi elimden alsın kahrımdan ölürüm, diye karşılık verdi Hakan.
Selami amca hafif alaycı bir tavırla:
—Yapma ya! Senin gibi elli tane Hakan gelse benim şu çamları bile sulayamaz! Biz daha ölmedik yeğenim! Dedi.
Hakan” ölmedin ama amca pekte bir şey kalmamış” diyecek oldu ki alınacağından korktu söylemedi.
—Tamam, amca, dedi. Seni tanıyorum dediğin vallahi doğru.
—Tabi doğru yeğenim! Doğru yolu görmene sevindim. Doğrudan daha düzgün ne var ki?
—Evet, amca ama doğru güzelliğin tam tersidir.
—Neden? İkisi de bir insanda olmalı doğrusuda bu değil mi ki zaten?
—Evet, ama amca güzellik Allah’ın bir lütfüdür. Hayatın her damlasında gönlünü ve en içten sıcaklığını tüm insanlara açarsan eğer bu eylemi hayatın her yerinde görebilirsin. Doğruluk işte bu güzelliği güzel kullanma sanatıdır. Dünyada öyle bir sanatçıyı göster ki bana amca güzelliği doğrulukla kullanabilsin. Maalesef yok! Yok, çünkü iyiliği güzellikle kullanabilen çok olduğu için yok. İnsanoğlunun çıkarlarına her zaman bir doğru bile olsa ters düşer. Güzel bir iş yapmak bir insan için nerdeyse imkânsızdır. Bak bir şey daha ekleyeyim. Güzelliği doğruluğa çeviremeyenler, böyle bir sanatçı olamadıkları için özgürlüğe sığınırlar. Yani doğruluğun tam tersi güzelliktir, düşmanı ise özgürlük.
—Güzel konuşuyorsun da yeğenim, ben pek anlamam böyle şeylerden.
—Anladığın kadar amca, diye güldü Hakan çaktırmadan.
Biraz sessizlikten sonra Selami Efendi köşe başındaki simitçiyi fark etti:
—Hadi bir simit çay keyfi yapalım yeğenim. Bir koşu alda gel, dedi.
Genemi sen demeyin arada yazıyoruz işte birşeyler, okuyanda okumayanda bizdendir. Mevlana gibi ne olursan ol..
