Nüfus idi Kriz idi, Nüfus idi Kriz idi

20 Mayıs 2009 Yazan admin  
Kategori Edebiyat

            Son 9 yılımı yurtdışında değişik kuzey ülkelerinde çalışarak harcadım. Bu zaman çizergesinde gezdiğim ülkelerde Halkla hükümetin arasındaki diyalogları görememezlikten gelemedim.

Nezaman oradaki ilişkileri ve çalışmaları görsem ilk aklıma gelen şey güzel memleketimiz ‘TÜRKİYE’ olurdu. Yıllardır cebelleştiğimiz bir durum var, herkesin bildiği gibi kriz kriz kriz! yedi, bitirdi, öldürdü, kesti, doğradı bizi deriz…

Neden oluyor bu kriz? hep yukarıdakilerin yemesi, içmesi, pazara gitmesi, marketten Kola almasıylamı oluyor? acaba…

Hiç düşünüyormuyuz, bu olanlardan bizlerin suçu varmı acaba? Yoksa bu hükümetin yemesinden dolayı, zenginlerin kendi stratejilerini uygulamasından dolayı mı oluyor bu kriz?

Herkesin bir örneği vardır. Bazılarımız deriz; Zengin işyeri sahipleri yatırımlarını başka yönlere çekiyorlar veya bankadaki paralarını, TÜRKİYE’ye yaptığı yatırımları birden kaldırıryorlar. Krizinde başlıca sorunu bu deriz.!

Bazılarımız ise; Kardeşim görmüyormusun? Görme sorununmu var senin? Körmüsün sen! adam yiyor işte! gemicik almış, oyuncak ayı almış, evine pas pas almış, bayramda bizim paralarımızla bayram harçlığı dağıtıyor! Bırak bu işleri bize yutturamazlar!

Diyerek kendini tatmin etmeyi başarıyor… Şimdi oturup düşünüyorum. Hmm… Hmm… Bunlarda bizi Ekonomi komasına sokan bir durum olabilirmi? belkide küçük çaplı sarsıntı yaratabilir. Yalnız Ekonomi krizinin başlıca sebebi bunlar olmamalıdır. Kendi düşüncem ise Bu değildir.!

Bazı ülkeler saymak ve ülkemizle kıyaslamak istiyorum. Kıyaslamak iyi olmaya bilir ancak eksiklerimizi, yanlışlarımızı Fazlalık olarak, Doğru olarak görebiliyorsak, Birileri bize bu eksik, bu yanlış diyorsa ise; bunların net cevabını öğrenmek için Birşeylerle karşılaştırmadan  bizim yaptığımızın eksik ve yanlış olduğunu anlayamayız.

İsveç, Danimarka, Finlandiya, Norveç, Bu ülkeler çok kez karşımıza gelmiştir. Bu ülkeler İskandinav ülkeleri olarak tanınır. Letonya ve Litvanya ise; baltık ülkeleri olarak bilinir.

Bu ülkelerin nüfus artışı çok düşüktür.

İsveç :    Nüfusu : 9 milyon civarı, Nüfus artış oranı: %0.45 civarıdır. Ortalama çocuk sayısı: 2.06 çocuk – 2 kadın  : yaşanılabilir yaş aralığı : 70 – 75

Danimarka : Nüfusu : 6 milyon civarı , Nüfus artış oranı: %0.33 civarıdır. Ortalama çocuk sayısı: 1.95 çocuk – 1 kadın : yaşanılabilir yaş aralığı : 73 – 80

Finlandiya : Nüfusu : 5 milyon civarı, Nüfus artış oranı: %0.22 civarıdır. Ortalama çocuk sayısı: 1.25 çocuk – 1 kadın : yaşanılabilir yaş aralığı : 68 – 74

Norveç : Nüfusu : 5 milyon civarı, Nüfus artış oranı: %0.42 civarıdır. ( Bu ülke  Avrupa ortalamasının üstünde yaşam standartına ve ekonomik gelişmişliğe sahip olduğu için Avrupa Birliği’ne girmek istememektedir. Zira, ülke kıyılarındaki petrol rezervlerinin zenginliği, dünya ve Avrupa balıkçılık sektörünü elinde bulundurması ile tanınmaktadır. Ortalama çocuk sayısı: 1.65 çocuk – 1 kadın  yaşanılabilir yaş aralığı : 70 – 83

Letonya :  Nüfusu : 3 milyon civarı, Nüfus artış oranı: %0.72 civarıdır. Ortalama çocuk sayısı: 1.15 çocuk – 1 kadın : yaşanılabilir yaş aralığı : 71 – 83

Litvanya : Nüfusu : 5 milyon civarı, Nüfus artış oranı: %0.32 civarıdır. Ortalama çocuk sayısı: 1.47 çocuk – 1 kadın : yaşanılabilir yaş aralığı : 70 – 77
Bu ülkelerin göç oranı neredeyse %0.0001 seviyesinde.

 

Burada yazdığım konu içi dip notları, sizlere okurken biraz sıkıcı gelebilir. Hemen sıkıcı yanını geçmek için türkiye oranlarını yazmak istiyorum.
Türkiye : Nüfusu : 73 milyon civarı, Nüfus artış oranı: %1.79 civarıdır. Ortalama çocuk sayısı: 1.37 çocuk – 1 kadın : yaşanılabilir yaş aralığı : 52 – 61

Göç oranımız ise ; %0.02 dir.

Kısacası; oranlar konusunda Yaş aralığımız daha yüksek olduğunu düşünseydik, ortalama %3 lere kadar gelebilecekti. Burada da kendimize nasıl sağlıksız baktığımızı görebiliyoruz.
İstanbul şehrimizin son 5 yılda nüfus artışı ortalama bir şehirimiz kadar artmış durumda. (Tabiki burada şehirler arası göçlerde dahil)

Antalyanın tatil yöresi olduğunu bilmeyen kalmamıştır. Bu şehrin artış oranı ise %19,5 dir.

Hep nüfuslarımız artıyor, nüfus kaybeden şehirlerimiz yokmu? tabi ki var. Nüfus kayıbına uğrayan şehirlerimizin başında ise; Tunceli bulunmaktadır. Kaybediş sebebinin en büyük nedeni i göç olaylarından kaynaklanıyor. (Nüfus kayıbına uğrayan diğer şehirlerimiz ise; Bartın, kastamonu, kilis ve sinop’tur.)
Avrupa ülkelerinde ve diğer büyük ülkelerde çocuk oranları çok az seviyededir. Bunu başlıca sebebi ise; ekonomiden zarar görmemesidir.

Türkiye’yi yazmama gerek yok sanırım. Bu durumlar bizlerde arttıkça kriz dahada çoğalacak, işsizlik dahada artacaktır.

Kimse anasının karnında fabrikatör, büyük bir şirket sahibi olarak doğmuyor. Nüfus oranımız yükseldikçe işsizliğimiz çoğalacaktır = kriz daha da büyüyecektir.

Okumakla adam olunup iş bulunsaydı, en yakın arkadaşım Tıp’ı bitirip 5 yıl boş gezmezdi.

Ne yazık ki ev sahibimizin ismi biz dur diğene kadar Kriz olacak…

Benim Adım Zaten Kriz’di :)

11 Mayıs 2009 Yazan admin  
Kategori Haberler

Yaklaşık üç dört aydır Dünyanın hatta Türkiyenin bahane ettiği bir olay oldu ekonomik kriz.Yaşım genç olabilir fakat kendimi bildim bileli ailem,çevremdeki insanlar,sadece benim çevrem değil; çevremdeki insanlarında çevreleri yıllardır zaten bu krizin içinde.Çevremde hiç bir zaman yatı katı lüks arabaları olan insanları göremedim ben. Devamını oku